Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2023'te 500 milyar dolarlık ihracat hedefine kilitlendiklerini belirterek, "Türkiye'yi dünyanın ilk onu arasına sokacağız. Bunları yapar mıyız bal gibi yaparız eveallah" dedi. Bakan Çağlayan önümüzdeki hafta İstanbul'da düzenleyeceği toplantıda ithalat rakamları ve ithalatçıları açıklayacağını söyledi.
Uludağ Tekstil İhracatçı Birliği ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı toplantısına katılan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Merkez Bankası Başkanı'nın, enflasyonun yüzde 5'lik hedefini bir buçuk yıla sarkıtılacağı konusundaki değerlendirmesi sorulan Çağlayan, fiyat istikrarının hükümetleri döneminde anlam ve önem kazanmış bir gelişme olduğunu söyledi.
Türkiye'nin sürdürülebilir tek haneli bir enflasyon konusunda hedef tespiti yaptığını kaydeden Bakan Zafer Çağlayan, şunları söyledi: "Fiyat istikrarı Merkez Bankası'nın da temel önceliğidir. Merkez Bankası koymuş olduğu hedeflerde sapma olduğu zaman bunu hükümete rapor etmek mecburiyetindedir. Bakanlar Kurulu'na gelip bunu anlatmak durumundadır. Zaman zaman konjöktürel gelişmelerle tabiki enflasyon hedefi rakamları 20011 yılında önemli bir şaşma da gösterdi. Ancak, burada, dünyada yaşanan 2011 yılındaki ekonomik gelişmeleri, hammaddelerdeki fiyat artışları son derece önemliydi. İlk başlarda Türkiye'nin büyümesinin iç tüketime dayalı bir büyüme olduğu söylenirken şükürler olsun son çeyrek rakamları açıklandığında gördük ve görüyoruz ki artık Türkiye ihracatla büyüme modelini yakalamış durumda. Merkez Bankası koymuş olduğu hedef doğrultusunda, hükümet olarak tek haneli enflasyon konusunda hemfikiriz. orta vadeli programı hedefleyecek rakamlar zaten bunun göstergesidir.
Dediğim gibi bir yandan fiyat istirarını korurken diğer yandan temel önceliğimiz olan üretim yatırım, istihdam ve ihracatı arttırtmak zorundayız"
"10 GÜN SONRA ENTERESAN ŞEYLERİ PAYLAŞACAĞIM"
Dış ticaret açığının 106 milyara ulaşmasını da değerlendiren Çağlayan, bir hafta 10 gün içinde İstanbul'da bununla ilgili açıklama yapacağını söyledi. İthalat rakamlarını çıkıp açıklayan, değerlendiren, bununla ilgili bilgileri paylaşan birisi olduğunu öne süren Çağlayan, şunları anlattı:
"Enteresan şeyleri sizinle paylaşacağım. İthalat rakamları tabi 241 milyara yakın bir rakam. Şahsen benim beklentim olan ama bizi mutlu etmeyen bir rakam olmakla beraber bunun bir çok sebebi var. Bunları günü geldiğinde görüşeceğiz. Enerji hammadde fiyatlarının artması, bunun yanı sıra Türkiye'nin 2010 senesindeki o devraldığı Türk lirasının aşırı değerli gibi yanlış para ve faiz politikası gibi bir çok etken var. Ama sizden ricam sadece bu maddeyi öne çıkarmayın. Çünkü bunu söylerken bile biraz düşünerek söylemeye çalışıyorum.
Ancak bizi izlemeye devam edin 10 gün içinde ben size ithalat ile ilgili rakamları açıklayacağım ve ithalatçıların da kim olduğunu sizinle paylaşacağım. Bunu paylaşacağım derken tabi firma isimlerinden bahsetmeyeceğim. Bu ithalatı ben mi Zafer Çağlayan mı yapıyor, Hükümetimiz mi yapıyor yoksa bunları yapan kimler. İthalattan şikayet edenlerin ithalat içindeki oranı, gücü, ve buna vermiş olduğu destek katkı nedir. Ne kadarlık ihracat karşılığında ithalat yapıyor. Çünkü maalesef bir günah keçisi bulunmuş ve son derece yanlış bir tespitle ihracatçı demoralize edilmeye çalışılıyor. Sanki ithalat olmazsa ihracat yapılmayacak gibi. Oysa bunun kullanımının sanayinin şu andaki yapısından dolayı sanayicilerimiz tarafından olduğu vatandaşın bir kere günlük hayatında ithalat ve ithalata dayalı ürünleri fazlasıyla kullanmasının da getirmiş olduğu ama bunları da söylerken ithalatın da ayıp yasak olmadığını, nasıl dünyanın 246 gümrük bölgesine mal satıyorsak Uluslar arası kararlar çerçevesinde oluyor tabi bu herkesin de Türkiye'de konulmuş kurallar çerçevesinde mal satmasının önüne geçilemeyeceğini ifade etmek istiyorum."
AVRUPA OKSİJEN ÇADIRINDA, TÜRKİYE BAŞARI PEŞİNDE
Bakan Çağlayan, burada yaptığı konuşmada da 2023'te 500 milyar dolarlık ihracat hedefine kilitlendiklerini ve dünyanın 16 büyük ekonomisi arasında olan Türkiye'nin dünyanın ilk 10 ülkesi arasına gireceğini söyledi. Bakan Çağlayan, "Bunları yapar mıyız bal gibi yaparız evelllah. Türkiye artık yıl kaybeden değil kazanan konumundadır. Türkiye büyük bir mücadele verdi. Demokrasiyi, laikliği, cumhuriyeti, hürriyeti çok pahalıya kazandık. Mustafa Kemal Atatürk'ü ve emeği geçenleri burada minnetle anıyorum. Atalarımıza boyun borcumuz var. Boynumuzun borcu Türkiye'yi 100'uncu yılda çok dahas yukarılara çıkarmak" dedi. 10 yıl önce Türkiye dışardan borç aldığı için talimat alan ülke konumuyda olduğunun altını çizen Bakan Çağlayan, şöyle devam etti: "Ama şimdi Avpura ekonomisinin oksijen çadırına girdiği ortadma Türkiye büyük başarılara imza attı. Türkiye ve Türk algısı artık değişmiştir. Özel sektör bunu kemiklerine iliklerine kadar hissediyor. Türkiye'nin imajı değişmiştir. Geldiğimiz nokta önemli ama yetmez gidecek daha çok yolumuz var. İngiliz Başbakanı bile söylüyor 2050 de dünyanın en önemli beş yıldızından biri Türkiye olacak diyor"
TEKSTİL VE KONFEKSİYON TÜRKİYE'NİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR
Bakan Çağlayan, tekstil ve konfeksiyon sektörünün her geçen gün Türkiye'nin yüzünü ağarttığını ve sektörün teknolojiye yaptığı yatırımlarla 2010 yılında 22.9 milyar dolar, 2011 yılında da 26.2 milyar dolar ihracat yaptığını söyledi. Cari açıkta ödemeler dengesine katkı veren tekstil ve konfeksiyon sektörünün Almanya ve İtalya'dan sonra Avrupa üçüncüsü olduğunu kaydeden Çağlayan, "2010 yılında örme giyim eşyası ihracatı ortalama kilo fiyatı 22 dolar, örülmemiş birimin fiyatı 26 dolar. Ancak 2010 yılında İtalya'nın örme giyim eşyası ihracatındaki kilo fiyatı 54, örülmemiş 106 dolar. Bunun nedeni Ar-Ge. Türkiye'nin gayri milli hasılasının binde 86'ını Ar-Ge'ye harcıyor. 2023 hedefimiz bunu gayri safi milli hasılanın yüzde 3'üne çıkarmak. Bu sektörü ileri teknoloji yüksek katma değeri ön plana çıkarmak için bu konuyu teşvik sistemi ile taçlandıracağız. Son noktasına gelmiş olduğumuz Bu teşvik sistemini Şubat'ın ikinci haftasında tüm Türkiye'ye ve dünyaya ilan edeceğiz. Teknik tekstili Türkiye'nin olmazsa olmazı haline getireceğiz. Çünkü mevcut sistemle artık yola devam edemeyiz. İnsanıyla yüksek teknolojiyle bu ülkeyi kalkındıracağız. Bir reklam vardı hatırlıyorum ?kontrol edilmeyen güç güç değildir' gücünü kontrol ettiğin sürece güçlüsündür. Türkiye bu anlamda gücünü kullanacak" diye konuştu.
AHT