[javascript protected email address]
Ülkenin geleceğini gören herkes enerji işine ilgi duyar
13 Mart 2010 Cumartesi, 10:06:36
İşadamı Ali Tunga’nın saçlarını tam 17 yıldır ben kesiyorum. Son randevusunda bir değişiklik yapıp araya röportajı da sıkıştırdık. O da bana şu sıralar ağırlık verdiği enerji işlerini, iş hayatına atılmadan önce nasıl astronot olma hayali kurduğunu anlattı...
Siz Kayserilisiniz değil mi?
Kayseri’de doğdum. Kayseri Lisesi mezunuyum. Sayın Cumhurbaşkanımız, rahmetli Turgut Özal ve Enerji Bakanımız Taner Yıldız da Kayseri Lisesi mezunudur. Üniversiteyi hem Türkiye’de hem Amerika’da okudum. Fizik mühendisiyim.
Amerika’ya ne zaman gittiniz?
Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünde okurken.
Ankara maceranız da var yani.
İş hayatına da Ankara’da başladım.
İlk evliliğinizi Amerika’da yapmıştınız değil mi?
Evet, oğlum Cebrail de orada doğdu.
Bir dönem medyada eşinizin çocuğunuzu size göstermek istemediğine dair haberler çıkmıştı. Doğru mu bu?
Aslında bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. Herkesin hayatında acı–tatlı
şeyler oluyor. Ben hep “İnsanların yaşadıkları güzel şeyler geçmişteki sıkıntılarının karşılığıdır, şimdi yaşanan sıkıntılar ise gelecekte yaşanacak güzel
günlerin habercisidir” diye düşünürüm. Yani hayatta hiçbir şey bedelsiz değildir.
Bir röportajınızda “Oğlum için her şeyi yaparım” demiştiniz.
Şimdi o cümleyi “Oğullarım için her şeyi yaparım” olarak düzeltiyorum, çünkü
yakında bir oğlum daha olacak.
Oğlunuzun velayeti sizde mi?
Evet bende. Şu an Türkiye’de okuyor, üniversite sınavlarına hazırlanıyor.
Rainbow işi nasıl başladı?
Amerika’dayken önümde iki seçenek vardı, ya en büyük hayalim olan astronotluk için akademik çalışmalarıma devam edecektim ya da iş hayatına atılacaktım.
Rainbow’u Türkiye’ye siz getirdiniz değil mi?
Önce Türkiye mümessilliğini aldım. Sonra ortağım Mustafa Yılmaz ile işi daha
da genişleterek, Türkiye dışına da çıktık.
BABAM KAYSERİ’DE ÇİFTÇİ
Babanız ne iş yapıyor?
Kayseri’de çiftliği var, çiftçilik yapıyor.
Kaç kardeşsiniz?
Beş kardeşiz. İki erkek, iki kız kardeşim var. En büyükleri benim. Erkek kardeşim Adana’da emniyet müdürü yardımcısı, onun küçüğü olan kız kardeşim İstanbul’da yaşıyor, ev hanımı, erkek kardeşlerimden biri edebiyat öğretmeni, en küçük kız kardeşim bilgisayar mühendisi.
Kayseri’ye gidiyor musunuz?
Sık sık gidiyorum.
Arkadaşlarınız var mı orada?
Eski arkadaşlarım ve yakın akrabalarım hâlâ Kayseri’de yaşıyor.
DOĞRU ENERJİ, KESİNTİSİZ VE MALİYETİ DÜŞÜK OLANDIR
Son dönemlerde enerji işine girdiniz değil mi?
Atayol Group olarak enerjinin yanı sıra, inşaat, telekomünikasyon, yazılım, madencilik gibi sektörlerde de faaliyet gösteriyoruz.
Son zamanlarda enerji piyasası çok hareketlendi. Enerjinin önemini yeni mi fark ettik?
Güzel soru. Küreselleşen dünyada artan nüfus sebebiyle enerji ihtyacı her gün biraz daha artıyor. 2030 yılında dünya nüfusunun iki milyar artacağı tahmin ediliyor. Bu da demektir ki insanların gelecekte enerji kaynaklarına daha fazla ihtiyaçları olacak. Bunun yanı sıra doğru enerjinin kesintisiz ve maaliyetinin düşük olması şart. Türkiye enerji olarak dışarıya bağımlı bir ülke ve bu bağımlılığın oranı her geçen gün artıyor. Günümüzde bu oran yüzde 42’yken 2020 yılında yüzde 72 olacağı ön görülüyor. Bu sebeple ülke olarak artan enerji ihtiyacını nasıl gidereceğimizin cevabını bir an önce bulmamız şart. Dışa bağımlılığı azaltmak için sürekliliği olan ve maliyeti düşük enerji kaynaklarına yönelmemiz gerekiyor. Yani gözümüzü nükleer enerjiye ya da güneş enerjisi kaynağına dikeceğiz.
Enerji alanında gelişirsek kullandığımız elektrik, doğalgaz ucuzlayacak mı?
Dışarıdan aldığımız doğalgaz ve petrol fiyatlarını indirmemiz çok zor ama enerjiyi biz üretirsek ekonomisinde değişikler yapabiliriz. Ayrıca üretim çok olursa, buna bağlı olarak fiyat da ucuzlar.
Nüfusu bizden az olan ülkelerde nükleer santral kurulurken Türkiye’de hiç yok. Neden?
Bugün sosyal bir devlet olarak görülen, çevreye duyarlı İsveç’te bile elektriğin yüzde 50’si nükleer santrallarda üretiliyor. Fransa’da bu oran yüzde 78’lerde, Güney Kore’de yüzde 40’larda. Amerika’da nükleer santralların sayısı 150’ye yaklaşıyor. Nüfusu 80 milyona yaklaşan Türkiye’nin, bu işte ilerlememiş olması çok acı bir durum. Bir nükleer santralda 20 binden fazla parça vardır. Santral kurulduğunda küçük ve orta ölçekli işletmeciler de kalkınır. Türkiye’de bu neticelerin gözden geçirilip enerji kaynakları konusunda adımların atılması şart.
Peki şu an ne durumdayız?
Enerji Bakanımız Taner Yıldız’ın bu konuda çok güzel çalışmaları var. Mersin Akkuyu’da kurulması planlanan birinci nükleer santral için Ruslar’la anlaşma sağlanacak gibi gözüküyor. Sinop’ta düşünülen ikinci nükleer santral için ABD’den, Güney Kore’den talep geliyor.
Enerji işinde gerçekten çok para olmalı. Tekstil, gıda gibi işlerle uğraşan şirketler bile enerji işine girmeye başladı. Ülkenin geleceğini görebilen herkes enerji işine ilgi duyuyor. Bu girişimleri destekliyorum.
Rüzgâr santralları çoğaldı mı?
Rüzgâr ve hidroelektrik santrallara ilgi büyük, çünkü ikisi de yenilenebilir enerji kaynakları. Ayrıca devlet, rüzgâr santralı kuranların 10 yıl boyunca ürettikleri
elektriğe alım garantisi veriyor.
Türkiye’de baraj sayısı az, oysa neredeyse her gün yeni bir alışveriş merkezi açılıyor.
Barajların verimlilikleri bazen azalabilir, ama sayıları az değil.
Ali Tunga’nın bundan sonraki projeleri neler?
Enerji alanındaki projelerimizi gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Türkiye’nin ilk hidroelektrik santralını biz inşa edeceğiz.
Hangi ilde kurulacak?
Belli değil. Şu an yapılanmayla lgili çalışmalarımız devam ediyor. üzgâr tribünleriyle alakalı alışmalarımız da var.
Yabancı yatırımcılarla aranız çok yi bunu nasıl sağladınız?
İşinizin başına oturup sadece ekonomik anlamda kalkınmayı hedeflerseniz, başarılı olamazsınız. Başarılı olabilmek için disiplinli çalışmanın yanında sosyal ve dengeli ilişkiler kuran biri olmanız gerekiyor. Ben insanlarla paylaşmayı, ilişkide olmayı seven biri olduğum için rahatça arkadaş edinebiliyor ve dostluklarımı uzun yıllar sürdürebiliyorum.
Enerji Bakanı Taner Yıldız ile aranız nasıl?
Çok iyi. İkimiz de Kayseriliyiz ve aynı liseden mezunuz. Taner Bey çok iyi bir bakan olmasının yanı sıra, çok iyi bir aile babası ve çok iyi arkadaştır. Muhafazakâr yapısıyla herkese örnek olmuş biridir. Her kesimin muhabbetini
kazanmıştır.
Ofisiniz Kurtlar Vadisi dizisinde Davut Tataroğlu’nun ofisi olarak kullanılıyor değil mi?
Kurtlar Vadisi, yayınlandığı ilk günden beri severek takip ettiğim bir dizi. Mehmet Çelebi vasıtasıyla dizi ekibiyle tanışma fırsatım oldu. Ofisimi kullanmak istediler. Ben de izin verdim. Ama bir tek pazar günü çekim yapabiliyorlar, çünkü o gün
ben çalışmıyorum.
HAYATIMDA HİÇ MAÇA GİTMEDİM
Hangi takımı tutuyorsunuz?
Fenerbahçe taraftarıyım.
Maçlara gider misiniz?
İnanır mısın Şükrü’cüğüm; hayatımda hiç maça gitmedim. Evde maç izlemek daha keyifli geliyor bana. Hem televizyonda pozisyonların tekrarları da gösteriliyor.
Spor yapıyor musunuz?
İş yoğunluğu sebebiyle son üç senedir maalesef düzenli olarak spor yapamıyorum. Fakat yürümeyi çok seviyorum. Fırsat buldukça Bostancı sahilinde yürüyüş yapıyorum.
Çok seyahat ediyorsunuz. Eşiniz bu durumdan şikâyetçi mi?
Maalesef birçok işadamının eşi bu durumda şikâyetçi. Geçen yıl 30 kere
Bulgaristan’a, bir o kadar Dubai’ye, 20 küsur sefer de İspanya’ya gittim.
Daha az seyahat ettiğim diğer ülkeleri saymıyorum bile. Fakat ben bu durumdan şikâyetçi değilim. Çünkü işimle sosyal hayatımı birbirinden ayırmıyorum. Bence
insanın işi hayatı, hayatı da işi olmalı..
ÇOK SEVEREK VE SEVİLEREK EVLENDİM
İkinci eşinizle nerede tanıştınız?
Konuşmacı olarak gittiğim bir üniversitede tanıştık. Onu ilk gördüğümde kendi
kendime, “İşte benim eşim olacak kişi” dediğimi hatırlıyorum. Çok severek ve
sevildiğimi bilerek evlendim. Yakında ikinci oğlum dünyaya gelecek.
Büyük oğlunuzla aranız nasıl? Geçenlerde itar çalmasına sinirlendiğinizi söylemiştiniz.
Zmanını doğru kullanmadığı için kızıyorum. niversite sınavında başarılı olmak için bazı osyal etkinliklere ara vermesi gerekiyor.
Dostlarınız kimler?
Düğünümde İspanyol kraliyet ailesi ensuplarından, Dubai ve Arabistan renslerinden, Ekvador ve Latin Amerika ibi ülkelerden gelen bir sürü dostum vardı. İyi bir çevrem olduğunu söyleyebilirim.
Tam yedi nikâh şahidiniz vardı.
Enerji Bakanımız Taner Yıldız, birçok milletvekili, İspanyol kraliyet ailesinden
Francisco de Borbon şahidim oldu.
Düğünde birçok kişiye kılıç hediye edildiğini hatırlıyorum. Sevilla dükü Francisco de Borbon nikâh şahitlerine meşhur İspanyol kılıçlarından birer tane hediye etti